20 Kasım 2009 Cuma

cevabım yok hayat!

ne kızıl akşamlara yenik düştüm gözyaşlarımla. tuzlu birer su damlacıkları değildi yanaklarımdan süzülenler, birer ateş parçasıydı göğü sarıp sarmalayan katmerler gibi.. ne yangınlarda defalarca öldü yüreğim, isyan etmek isterken delicesine, lâl gibi boğazımda kenetlendi sözlerim, dudaklarım mühürlendi, çaresizlikle yandı bedenim..
belki benim de bu hayatta bir iki söz hakkım vardır dedim. bir de baktım ki bu hayat beni hiç sevmemiş, hiç kabullenmemiş. nefes alıyormuşum kim farkında! uyuyorum, uyanıyorum... aslında bazen hiç de uyuyamıyorum geceleri. bilmediğim bir acı yüreğimde. adını koyamıyorum. gözlerim bir ışık arıyor karanlık odamda. insan yalnız olunca nefes alış verişleri bile korkutuyor. dört açıyorum gözlerimi. görmek istediğim görünecekmiş gibi. bir heyecan sarıyor, elim ayağım titremekte. ne kadar soru varsa beynimde biliyorum yok cevabı. tek düşüncem sabahı etmek bir an önce. ama uykulu ama uykusuz. bir an önce gün doğmalı. kim olursan ol gün ışığı hep bir umut...
ben mi bu hayata yakışmıyorum yoksa ben mi kendimi bu dünyaya yakıştıramıyorum. giden insanların ardından bağırsam avazım çıkasıya, sesimi duyan olur mu acaba. bir yanım haykırmak istiyor, bir yanım korkuyor duyulmamaktan, umursanmamaktan..
hadi sen söyle yüreğim. bir yanım melek bir yanım şeytan. doğruyu söyleyen hangisi. hangisinin gerçekten umurundayım da benim içimde fısıldayıp duruyorlar. cevap ver hayat...evet bana verecek cevabın yok benimde sana yok cevabım. sen karmaşıklığın ve kafa karıştırıcılığınla devam et dönmeye dünya. bir an önce son bulmak istercesine hızla... bense görünmez benliğimle yaşıyormuş gibi yapmaya. belki de yaşamak nedir bilmeden. hiç ama hiç cevap bulamadan gözyaşlarımın kızıllığına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder