26 Eylül 2009 Cumartesi

mutluluk...

güneşin doğuşunu yakalayıp izleyebilmekti mutluluk..
bulutları şekillendirebilmekti
karın yağışını doya doya izleyip
yağmurda sırılsıklam olabilmekti...
yüreğini acıtan şeylere bile gülebilmekti zamanı geldiğinde
ölümle dalga geçercesine inadına dolu dolu yaşamaktı hayatı..
tüm insanları olduğu gibi kabul edip sevebilmek
yüzün ellerin buruşup da yaşlandığın zaman bile çoçuklar gibi eğlenebilmek
ilkbaharın gelişine sevinmek kuşlarla böceklerle bir
zaman koştukça koşabilmek ardından
bir yerinden yakalayıp yapışabilmek yakasına
hesap sorabilmek yaşattığı tüm sıkıntılardan
sonrasında savurup atmak umursamazca
elini kolunu sallayarak devam etmek yoluna...
yarım bıraktığın herşeye yeniden başlayıp bitirebilmekti mutluluk..
hayal kırıklıklarını,yalnızlıklarını toplayıp umuda çevirebilmek
karanlık gecelere inat güneş olabilmekti yarınlara
gökkuşağı olup renk katmak hayata
solmaya yüz tutmuş çiçeklere su olmak, hayat olmaktı...
yıldızları sayabilmekti belki de mutluluk
özgürce hayal kurabilmekti...
acı dolu hayata ben mutluyum diye kahkahalar atabilmekti
bu gücü hissedebilmekti yüreğinde
ve isteyip başarmaktı imkansızı...

2 yorum:

  1. pabucumu dama atacaksın bu gidişle. :p şaka bir yana, harika bir yazı olmuş. bende bu güzel yazıyı edip cansever'den bir alıntıyla süsleyeyim. '' ve mutluluk, bir kibrit çöpü ne kadarcık yanarsa..''

    YanıtlaSil
  2. çok yakınından geçmişliğim vardır,ya da öyle zannetmişliğim.

    YanıtlaSil